SİYASETİN EZBERİNİ BOZAN REÇETE:
Bir Belediye Başkanı, Kürsüyü Bırakıp Sahneye Çıkarsa Ne Olur?
Türkiye genelinde yerel yönetimler genellikle yol, kaldırım, altyapı ya da siyasi polemiklerle gündeme gelir. Ancak bugün Yozgat’tan yükselen bir ses, alışılagelmiş tüm belediyecilik ve siyaset ezberlerini bozuyor. Hikayenin merkezinde, geçmişte İl Sağlık Müdürlüğü yaparak şehre sağlık dağıtan, bugün ise Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan bir tıp doktoru var: Kazım Arslan.
Hekimlik refleksini ve vicdani sorumluluğunu makam koltuğunda da kaybetmeyen Dr. Kazım Arslan, ulusal basının dikkatini çekecek sıra dışı bir kararla gündemde. O, bu akşam bir kentin amansız hastalıklarla boğuşan üç evladı (DMD hastası Eyüp Ensar ve Furkan ile SMA hastası Alya) için ceketini çıkarıyor, mikrofonun başına geçiyor ve Türk Sanat Müziği eserleri seslendirmek üzere sahneye çıkıyor.
Sosyal Medya Ekranından Gönül Köprüsüne
Aslında bu hikaye bugünün hikayesi değil. Dr. Kazım Arslan, uzun süredir bu çocukların ailelerinin verdiği ağır mücadeleye ortaktı. Tıp doktoru bir baba hassasiyetiyle canlı yayınlara katılarak gerekli bağışları yapıp çağrıda bulunuyor, ailelerin amansız mücadelesine en ön safta omuz veriyordu.
İşte bu samimiyet, Yozgat’taki sivil toplum kuruluşu liderlerini, Federasyon, Vakıf ve Dernek Başkanlarını tek bir çatı altında topladı. Yozgat kamuoyunda ve gurbetteki hayırseverlerde büyük bir hayranlık uyandıran bu hamle, ailelerin amansız yalnızlığına adeta bir kalkan oldu.
"Olmazları Oldurmak, Tabuları Yıkmak Zorundayız"
Başkan Arslan’ın bu sıra dışı adımı, aslında tüm Türkiye’ye verilmiş çok net bir mesaj içeriyor. Halkın gönlünde taht kuran hekim başkan, vicdanları sarsan şu ifadelerle tüm ülkeye sesleniyor:
"Eğer biz ülkemizde aynı kaderi paylaşan tüm evlatlarımızın çığlığı olabilirsek, bir ilke imza atıp o yıkılmaz sanılan bürokratik ve toplumsal tabuları yıkabilirsek, olmazları oldurabilirsek gerçek anlamda bir toplum oluruz. Siyaset üstü, tamamen insani ve vicdani bir düzlemde buluşmak zorundayız. Bu amansız hastalıklar sadece o ailelerin omuzlarına bırakılamaz; bu sorun topyekûn bu ülkenin ortak sınavıdır."
Deprem Ruhu Göreve: "SMA ve DMD İçin Tek Yürek Türkiye"
Dr. Kazım Arslan, bu çağrıyı yaparken çok güçlü bir referansa dayanıyor: Milletimizin en zor günlerde sergilediği sarsılmaz birlik ruhu. Büyük deprem felaketinde nasıl ki coğrafya, dil, din, siyaset gözetmeksizin "Tek Yürek Türkiye" olduysak; bugün de amansız hastalıkların pençesinde kıvranan evlatlarımız için aynı refleksle kenetlenmemiz gerektiğini savunuyor. Bu konser, sadece bir müzik dinletisi değil; ulusal düzeyde bir vicdan uyanışının ilk kıvılcımı olarak nitelendiriliyor.
Tarihi Gece Bugün: İyiliğe Nota Bırakmak
Türkiye'de yerel yönetimler tarihinde bir ilk niteliği taşıyan ve çocukların tedavi süreçlerine dev bir fon oluşturmayı hedefleyen bu farkındalık konseri, 4 Temmuz Cumartesi (Bugün) saat 19.30’da Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde başlayacak.
Bir hekimin, bir belediye başkanının ve en nihayetinde bir insanın, evlatların geleceği için sanatla yazacağı bu benzersiz dayanışma hikayesine omuz vermek isteyen tüm Türkiye’nin gözü kulağı bu akşam Yozgat’ta olacak. Bu tarihi ana şahitlik ve tanıtlık etmeye başta Yozgatlılar olmak üzere tüm Türkiye davetlidir.
Haber/ MEHMET DENER




















