Saadet Partisi, İstanbul’daki yerel medya temsilcilerini bir araya getirerek basınla kurduğu yakın diyaloğu güçlendirmeye devam ediyor. Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “İstanbul Yerel Medya Buluşması” programı, kentin farklı ilçelerinden çok sayıda gazeteci ve medya mensubunu ağırladı. Zeytinburnu’nda bulunan il başkanlığı binasında gerçekleştirilen toplantıya, partinin Genel Başkanı Mahmut Arıkan da katıldı ve program boyunca samimi bir atmosfer hakim oldu. Toplantıda Arıkan, Türkiye’de basının ve özellikle yerel medyanın taşıdığı öneme dikkat çekti. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arıkan, yalnızca eleştirel bir muhalefet anlayışıyla değil, doğru olanı destekleyen ve yanlışları ise yapıcı şekilde ele alan bir siyaset anlayışını benimsediklerini vurguladı. Katılımcılarla birebir diyalog kurarak, basının yaşadığı sorunlar, ekonomik zorluklar ve toplumsal meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunan Arıkan, yerel medyanın toplumla kurduğu bağın güçlendirilmesinin önemine de değindi. Programda ayrıca güncel siyasi gelişmeler, ekonomik sıkıntılar, eğitim ve gençlerin karşılaştığı sosyal sorunlar gibi pek çok konu masaya yatırıldı. Arıkan, özellikle yerel basının toplumun doğru bilgilendirilmesindeki kritik rolüne işaret ederek, Saadet Partisi olarak bu bağlamda medyayla birlikte hareket etme kararlılıklarını dile getirdi. Uzun yıllardır siyasette aktif rol oynayan Arıkan, buluşma sırasında katılımcılara partinin vizyonunu ve Türkiye’nin mevcut sorunlarına yönelik çözüm önerilerini de aktararak, basın ile siyaset arasında güçlü bir iletişim köprüsü kurulmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı’ndan Yerel Medya Buluşması
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı, Topkapı Cevizlibağ’da bulunan il binasında yerel medya temsilcileriyle bir araya geldi. “Yerel Medya Buluşması” adıyla organize edilen programa basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Toplantı öncesinde misafirlere yemek ikramı yapılırken, basın mensuplarına içerisinde çeşitli materyallerin bulunduğu hediye çantaları dağıtıldı.
Programın açılış konuşmasını Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Tuğrul Yalçınkaya gerçekleştirdi. Yalçınkaya, İstanbul’da güçlü bir teşkilat yapısına sahip olduklarını vurgulayarak, “39 ilçemizde, 500 mahallede ve binlerce sandıkta örgütlenmemizi tamamladık. Saadet Partisi olarak İstanbul’un en güçlü siyasi kadrolarından biriyiz” dedi.
Yerel basının önemine değinen Yalçınkaya, “Bundan böyle İstanbul’daki yerel basınla daha sıkı çalışmayı, dayanışma içinde olmayı arzu ediyoruz. İstanbulluların yaşadığı sıkıntıları birlikte aşacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda katılım gösteren basın mensuplarına teşekkür eden Yalçınkaya, sözü Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a bıraktı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan Yerel Basın Vurgusu
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul İl Başkanlığı tarafından Topkapı Cevizlibağ’daki il binasında düzenlenen Yerel Medya Buluşması programında konuştu. Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Arıkan, hem siyasi tecrübelerini aktardı hem de yerel basının önemine dair güçlü mesajlar verdi.
Programda sözlerine teşekkür ederek başlayan Arıkan, “Bu davete icabet ettiniz, haftanın en verimli saatlerinde bizlere zaman ayırdınız. Yürekten teşekkür ediyorum. Katılımınızı görünce heyecanımız daha da arttı” ifadelerini kullandı.
“Yerel medyayla her yerde buluştuk”
Genel başkanlık görevinde onuncu ayını doldurduğunu belirten Arıkan, bu süre içerisinde Türkiye’nin birçok ilini ziyaret ettiğini söyledi. Arıkan, “Yaklaşık 10 aylık süreçte BİR ÇOK il ziyareti gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerin hemen hepsinde istisnasız yerel medya temsilcileriyle bir araya geldik. Çünkü yerel basın, siyasetin nabzını tutan en önemli alanlardan biridir” dedi.
Arıkan, yerel siyasetten gelen bir isim olduğunu vurgulayarak, Kayseri’de uzun yıllar il ve ilçe başkanlığı görevlerinde bulunduğunu, 2023 seçimlerinde ise milletvekili adayı olarak sahada çalıştığını hatırlattı.
“Yerel Medya ile Doğru İletişim Seçimin Kaderini Değiştirdi”
Konuşmasında 2023 seçimlerinden bir anısını da paylaşan Arıkan, yerel medyanın gücünü somut bir örnekle anlattı. “Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden Kayseri’de ikinci sıra milletvekili adayı gösterilmiştim. Tarihe baktığımda CHP, Kayseri’de en son 1977’de ikinci sıradan milletvekili çıkarmıştı. Bunun için yüzde 35 oranında bir oy artışı gerekiyordu. Yerel medya temsilcileriyle bir toplantı yaptık. Onlara ‘uzun yıllar sizlerle beraber çalıştık, bu seçimde de doğru bir iletişim kurarsak başarılı olabiliriz’ dedim. Yerel medyanın desteğiyle yüzde 54’lük bir oy artışı sağladık. Hatta üçüncü sıradaki milletvekili bile çıkabilecek bir tablo ortaya çıktı” dedi.
Bu deneyimin, yerel medya ile doğru iletişim kurmanın seçim başarısında ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyleyen Arıkan, “Yerel medyayla diyaloglarımızın önemini hep biliyorduk ama o gün çok daha somut bir tecrübe yaşadık” diye konuştu.
“Yerel basın güçlenirse Türkiye şeffaflaşır”
Konuşmasında basının demokrasi için taşıdığı role değinen Arıkan, şu ifadeleri kullandı:“Biz şuna inanıyoruz; eğer yerelde basın güçlenirse Türkiye’de şeffaflık artar, halk gündemi daha yakından takip edebilir. Yerel medya ayakta kalırsa Türkiye’nin sesi daha gür çıkar. Bu yüzden parti olarak yerel basını farklı bir yere koyuyoruz. Birçok ilde yerel medya çalıştayları düzenliyoruz, sorunları çözmek için somut öneriler geliştiriyoruz.”
“Ankara’da kapımız her zaman açık”
Arıkan, yerel medya mensuplarına her zaman kapılarının açık olduğunu belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde defalarca yerel basının sorunlarını dile getirdim, çözüm önerilerimizi sundum. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Ankara’ya geldiğinizde hem genel merkezimizde hem de mecliste sizleri ağırlamaktan mutluluk duyarım. Hatta meclis yemekleri hâlâ ucuz, sizleri orada da misafir etmek isterim” şeklinde esprili bir dille davette bulundu.
Toplantının sonunda Arıkan, gündeme dair değerlendirmeleri basın mensuplarının sorularına bıraktığını belirterek, “Yerel medyayla güçlü bir dayanışma kurduğumuz sürece ülkemizin sorunlarını aşacağımıza inanıyoruz” dedi.
“Doğru, Tarafsız ve İlkeli Yayıncılık Hayati Önem Taşıyor”
Programda konuşan Genel Başkan Mahmut Arıkan, medyanın toplum üzerindeki etkisine değinerek, “Doğru, tarafsız ve ilkeli yayıncılık, sadece basının değil, demokrasinin de temel dayanaklarından biridir. Yerel medya, halkın gerçek gündeminin duyulmasında en önemli araçtır. Biz, yerel basınımızın daha güçlü bir şekilde sesini duyurabilmesi için her zaman destek olmaya devam edeceğiz” dedi.
Yerel Medyanın Sorunları Gündeme Geldi
Buluşmada gazeteciler, yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklardan teknik altyapı sorunlarına kadar pek çok konuyu dile getirdi. Arıkan, yerel medyanın finansal olarak güçlenmesi için çeşitli destek mekanizmalarının oluşturulmasının şart olduğunu vurguladı. “Yerel medya ayakta kalamazsa, halkın sesi de duyulmaz” ifadelerini kullandı.
Kentsel Dönüşüm, Eğitim ve Gençlik Konuları Masaya Yatırıldı
Katılımcıların soruları üzerine İstanbul’un kangren haline gelen kentsel dönüşüm sorununa da değinen Arıkan, “Kentsel dönüşüm bir rant aracı değil, insan hayatını güvence altına alacak bir güvenlik projesi olmalıdır. Bizim önceliğimiz, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak ve şehri daha yaşanabilir kılmaktır” dedi.
Eğitim konusunda da görüşlerini paylaşan Arıkan, gençlerin gelecek kaygısı yaşadığını belirterek, “Bugün gençlerimizin en büyük sorunu işsizlik ve fırsat eşitsizliği. Eğitim sistemimizi bilimsel ve özgürlükçü bir çizgide yeniden düzenlemeden, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkaramayız” ifadelerini kullandı.
“Ekonomik Sıkıntılar Halkın Her Kesimini Etkiliyor”
Toplantıda ekonomik krizle ilgili soruları da yanıtlayan Arıkan, hayat pahalılığının halkı nefes alamaz hale getirdiğini söyledi. “Esnafımızın, işçimizin, emeklimizin derdi her geçen gün artıyor. Bu tabloyu tersine çevirmek için üretime dayalı, adaletli bir ekonomi modeline ihtiyaç var. Kaynaklarımızı doğru yönlendirdiğimizde, Türkiye’nin bu darboğazdan çıkması mümkündür” dedi.
“Yerel Medya ile Omuz Omuza Çalışacağız”
Buluşmanın sonunda Arıkan, Saadet Partisi olarak yerel medyayla iş birliğini güçlendirme mesajı verdi. “Halkın sesi olan yerel basını daha gür çıkarmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Yerel medya ne kadar güçlü olursa, demokrasi o kadar sağlıklı işler” diye konuştu.
“Yerel Medyayı Farklı Bir Yere Koyuyoruz”
Saadet Partisi’nin yerel medyaya özel önem verdiğini söyleyen Arıkan, birçok ilde yerel medya çalıştayları düzenlediklerini hatırlattı. Partisinin bundan sonraki süreçte de yerel basınla omuz omuza çalışacağını vurgulayan Arıkan, “Topluma ulaşmanın en güçlü yolu yerel medyadan geçiyor. Biz de siyasetimizi bu bilinçle yapıyoruz” dedi.
“Basın Susarsa Türkiye Sessiz Kalır”
Yerel basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Arıkan, “Bütün siyasetçilere tavsiyem, ulusal medya ne kadar önemliyse, toplumla doğrudan iletişim kurmada yerel medya çok daha kritik bir yere sahiptir. Eğer Türkiye’de basın susarsa, yerelde basın susarsa Türkiye sessiz kalır. Yerel basın güçlenirse Türkiye daha şeffaf olur, insanlar gündemleri daha yakından takip edebilir” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan: “Türkiye Yeni Bir Yola İhtiyaç Duyuyor”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen “Yerel Medya Buluşması”nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Arıkan, yerel basının sorunlarından ittifak tartışmalarına, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden Türkiye’nin siyasi geleceğine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Yerel basın yaşarsa Türkiye’nin sesi gür çıkar”
Bir gazetecinin yerel basına yönelik hazırlanan kitapçık hakkındaki sorusuna cevap veren Arıkan, “Basın kartıyla ilgili sorunlar, istihdam sıkıntıları, özellikle Ankara’da lobiler aracılığıyla yerel medyayı yok etmeye yönelik girişimler var. Biz bunları raporladık ve çözüm önerilerimizi sunduk” dedi. Yerel basının demokrasi için kritik olduğunu vurgulayan Arıkan, “Yerel medya güçlenirse Türkiye daha şeffaf bir ülke olur” ifadelerini kullandı.
“İttifaklarda pişmanlığımız yok”
Geçmiş ittifaklara yönelik yöneltilen soruya da değinen Arıkan, “Saadet Partisi olarak bugüne kadar yaptığımız hiçbir hamlede pişmanlığımız olmadı. 1970’lerde CHP, 1996’larda DYP, 2023’te ise 6’lı Masa ile iş birliği yaptık. O günün şartları neyi gerektiriyorsa, ülke menfaati neyi emrediyorsa biz de orada durduk” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Arıkan, “50+1 sistemi Türkiye’yi tıkamış durumda. İktidar da muhalefet de bu sistemden memnun değil. Tek başına seçim kazanmak artık mümkün değil. Bu nedenle yeni bir yol, yeni bir adres açma zarureti var” diye konuştu.
“Üçüncü yol ihtiyacı büyüyor”
Meclis’te Gelecek ve DEVA Partileri ile grup kurduklarını hatırlatan Arıkan, seçim sürecine doğru yeni bir oluşum ihtiyacının güçlendiğini belirtti:
“Seçimlere 2,5 yıl olsa da ben 1,5-2 yıl içinde sandığın geleceğini düşünüyorum. Türkiye, iktidar ve ana muhalefet arasındaki sıkışmışlıktan çıkacak yeni bir sese, yeni bir nefese ihtiyaç duyuyor. Saadet Partisi olarak üçüncü bir yol açma gayretinde olacağız.”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretine ilişkin soruya da cevap veren Arıkan, “Türkiye’nin dış politikada adalet ve barış eksenli bir çizgiye ihtiyacı var. İktidarın bu ziyaretlerden ülke menfaatine ne kazandırdığına bakmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Arıkan, konuşmasının sonunda yerel basına teşekkür ederek, “Türkiye’nin geleceğinde yerel basının güçlü bir sesi olmalı. Biz Saadet Partisi olarak bu sesin daha gür çıkması için her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.
Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan’dan Çarpıcı Amerika ve İsrail Eleştirileri
Arıkan, Cumhurbaşkanı’nın Amerika ziyaretine ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, Türkiye’de birçok kişinin bu ziyaretten beklenti içinde olduğunu fakat kendisinin hiçbir umut taşımadığını belirterek, “Amerika’nın 250 yıllık geçmişi, AK Parti’nin 23 yıllık iktidar tecrübesi var. Bu süreçlere baktığımızda, ülkemiz ve coğrafyamız için hayırlı bir netice çıkmayacağı başından belliydi” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika dönüşünde “zafer edasıyla” sunulan temasların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Arıkan, Trump’ın tutarsız söylemlerine dikkat çekti: “Trump’ın dün söylediği sözün ertesi gün tam tersini söyleme ihtimali çok yüksektir. Onunla yürünmez, onunla siyaset yapılmaz. Bize sadece müşteri gözüyle bakıyorlar. 225 uçak alınca da, 2 uçak alınca da aynı cümleleri kuruyorlar.”
Gazze konusunun hayati önem taşıdığına dikkat çeken Arıkan, “Gazze’nin düşmesi demek, İstanbul’da bu toplantıyı bile yapamayacak hale gelmemiz demektir. İsrail, sınır tanımayan bir devlettir. ‘Arz-ı Mev’ud’ hayaliyle Fırat’tan Nil’e kadar toprak iddiası güdüyor. Bu toprakların içinde Türkiye de var. O yüzden Gazze’yi sonuna kadar savunmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Amerika ile yakın ilişkilerin Türkiye için güvenlik riski oluşturduğunu belirten Arıkan, “Eğer siz Amerika’yla dost olmaya kalkarsanız İsrail’e düşman olamazsınız. İsrail’e düşman olamazsanız, İstanbul’un, Ankara’nın güvenliği tehlikededir” dedi.
Arıkan, Trump ile yapılan görüşmelerin sonuç bildirgesine de dikkat çekerek, “O bildirgede bir tek İsrail kelimesi geçmiyor, soykırım geçmiyor, katliam geçmiyor. Buna rağmen bir zafer gibi servis ediliyor. Oysa ortada koca bir hayal kırıklığı var” şeklinde konuştu.
Sözlerini Henry Kissinger’in meşhur sözüyle noktalayan Arıkan, “Amerika’yla düşman olmak tehlikelidir ama ondan daha tehlikelisi Amerika’yla dost olmaktır. Bugün ne yazık ki Türkiye, bu tehlikeli noktaya sürüklenmiştir” dedi.
Mahmut Arıkan’dan Medya Sansürüne Tepki: “Türkiye’nin En Büyük Sorunu Kutuplaşma”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 24 Eylül’de Eyüpsultan’da düzenlenen Gazze mitingi sırasında konuşmasının bazı medya organları tarafından canlı yayında verilmemesiyle ilgili yöneltilen soruya dikkat çekici yanıtlar verdi.
Arıkan, kendisini düşünen herkese teşekkür ederek başladığı sözlerinde, Türkiye’de siyasetin iki kutuplu yapısına dikkat çekti. “Biz 2018’de ittifak yasası çıktığında ilkeler ve prensipler üzerinden işbirliği yaparız dedik. Hiçbir zaman şu partiyle varız, şu partiyle yokuz anlayışında olmadık. Tarihimizde farklı görüşlere sahip siyasetçiler bir araya gelerek ülkeye büyük kazanımlar sağladı. Bugün de yeni prensiplere, yeni bir hikâyeye ihtiyaç var” dedi.
Gazze meselesinde hangi parti veya medya kuruluşu davet ederse, imkân buldukça orada olacağını vurgulayan Arıkan, “Gazze bizim en hassas olduğumuz konulardan biridir. En uçtaki bir parti bile davet etse giderim. Ancak AK Parti’ye gitmem, çünkü onlar icraat makamında. İktidar partisi miting yapmak yerine Meclis’te somut adımlar atmalı. Eğer tezkere getirsinler, Saadet Partisi olarak canla başla destek veririz” ifadelerini kullandı.
Eyup sultan da yapılan Mitingde konuşmasının CHP yandaşı sol medyanın yayınlanmamasına şaşırdığını dile getiren Arıkan, “Ben orayı kaçırmışım. Şimdi sizden duydum. Bu, ilgili medya kuruluşunun ayıbıdır. Üzüldüm açıkçası” dedi.
Türkiye’nin en büyük sorununun kutuplaşma olduğunu söyleyen Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:“Bugün toplum, yüzde 50 artı 1 ile yüzde 49,9’un birbirinden nefret ettiği bir noktaya geldi. Aynı camide saf tutan, aynı cenazeye katılan insanlar, farklı partilere oy veriyor diye birbirine selam vermiyor. Bu, sağlıklı bir tablo değil. Farklılıkları zenginlik olarak görmemiz gerekiyor. Saadet Partisi’nin misyonlarından biri de bu kutuplaşmayı ortadan kaldırmaktır.”
İktidarı da açık tartışma ortamlarından kaçmakla eleştiren Arıkan, “Eskiden Ecevit, Türkeş, Erbakan bir araya gelir, açık oturumlarda tartışırdı. Bugün iktidarın sözcüsü çıkıp adeta kovboy gibi herkese laf yetiştiriyor. Ben de buradan bir kez daha çağrı yapıyorum: Cesaretiniz varsa, gelin istediğiniz televizyon kanalında, istediğiniz ortamda yüz yüze tartışalım. Uzaktan suçlamak kolay, yüzümüze söyleyin ki cevap verebilelim” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yerel medya buluşmasında kendisine yöneltilen sorulara dikkat çeken cevaplar verdi. Gaziosmanpaşa’dan gelen bir soru üzerine Arıkan, Saadet Partisi’nin sahada ve yerelde daha görünür olması gerektiği yönündeki eleştirileri not ettiklerini belirtti. Seçim dönemlerinde kullanılan etkili sloganların önemine değinen Arıkan, geçmişte Gaziosmanpaşa’da uygulanan “İşler iyi gitmiyorsa Usta’yı değiştir” mottosunun seçim sonucunu etkilediğini hatırlattı.
Partisinin belediye sayısı ve istifa edenler hakkındaki sorulara da yanıt veren Arıkan, “On ayda 66 ziyaret yaptık. Bir genel başkan değişimi yaşadık. Sayın Karamollaoğlu’na teşekkür ediyoruz. Türkiye’ye yeni bir vizyon kazandırdı, sonrasında delegeler bu emaneti bize teslim etti” dedi.
Medya ile ilişkiler konusuna da değinen Arıkan, bazı ulusal medya kuruluşlarının Saadet Partisi’ne yer vermediğini belirterek, “Kapalı yayınlarla karşı karşıyayız. Talimat gelmediği sürece haberlerimizi yayımlamıyorlar. Bu da bizim önümüzdeki en büyük engellerden biri” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ise net mesajlar veren Arıkan, isimden ziyade sistemin değiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi:“Önce bu bozuk sistemi değiştirmeliyiz. Ahmet olmuş, Mehmet olmuş fark etmez. Eğer sistem düzelmezse yine aynı sorunları konuşuruz. Yeni dönemde adayımız, Türkiye’yi nasıl yöneteceğini açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşacak. Bizim için asıl mesele güçlü bir yönetim vizyonudur.”
Arıkan, Saadet Partisi’nin sahadaki çalışmalarının Refah Partisi dönemindeki gibi mahalle teşkilatlanmalarıyla güçlendirildiğini, İstanbul’da 500 mahallede teşkilatlandıklarını da vurguladı.Gençlerin siyasetteki rolüne değinen Arıkan, Saadet Partisi’nin bu noktada attığı en önemli adımlardan birinin genç bir genel başkan seçmek olduğunu söyledi. “Partimizin tarihinde ilk kez siyah saçlı bir genel başkan oldu. Bu bir latife ama aslında gençlerin taleplerine ve sorunlarına kulak veren bir hareket olduğumuzu gösteriyor” dedi.
Türkiye’de yaklaşık 6 milyon “ev genci” bulunduğunu belirten Arıkan, bu gençlerin ne eğitimde ne de istihdamda yer alabildiğini vurguladı. “Gençlerin önünü açmanın yolu adaleti tesis etmekten geçiyor. Yasalara güvenin hâkim olduğu bir Türkiye’de gençler gelecek kaygısı yaşamaz. Bizim gençlere vereceğimiz en önemli garanti, adil bir yönetimdir” ifadelerini kullandı.
Toplumsal kutuplaşmaya da değinen Arıkan, mevcut iktidarın sadece iktidarda kalabilmek için hukuku görmezden geldiğini savundu. “Bugünkü siyaset, hukukun kendisi için hiçbir anlam ifade etmediğini açıkça gösterdi. Bu durum da gençlerin siyasete güvenini sarstı. Bizim vaatlerimizden biri de gençlerin siyasete yeniden güvenmesini sağlamak” dedi.
Arıkan, gençlere çağrıda bulunarak, “Siyaseti önemsemeyen insanlar, bugün siyaseti yönetenlerin insafına terk edilmiş durumda. Gençler siyasete katılmalı, ülkenin geleceğinde söz sahibi olmalı” mesajını verdi.
Ülkenin mevcut sorunlarına yönelik genel bir değerlendirme yapan Arıkan, Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı. “En büyük vaadimiz, Türkiye’yi yeniden yaşanabilir bir ülke haline getirmektir. Ekonomiden eğitime, dış politikadan sağlığa kadar el atılmadık sorun kalmadı. AK Parti iktidarı hiçbir konuyu dört başı mamur bir şekilde çözmedi, her şey geçici pansumanlarla yürütüldü” ifadelerini kullandı.
Sağlık sistemindeki tabloya dikkat çeken Arıkan, “Şehir hastaneleriyle övünüyorlar ama Türkiye, yüz bin kişiye düşen hekim sayısında son sıralarda. Hemşire sayısında yine en gerideyiz, diş hekimi sayısında da sondan üçüncüyüz. Böyle bir tabloya nasıl sağlıkta devrim denilebilir?” diye sordu.
Eğitimde de ciddi sıkıntılar olduğunu söyleyen Arıkan, “Okullar açıldı ama veliler kayıt parası vermek zorunda kaldı. Çünkü okullarda sabun dahi yok. Ekonomi zaten ortada, 22 bin lira asgari ücretle, 16 bin lira emekli maaşıyla geçinmek mümkün mü?” dedi.
Arıkan, Saadet Partisi’nin hedefini şu sözlerle özetledi:“Bizim en büyük vaadimiz, Türkiye’yi her alanda yaşanabilir bir ülke yapmak. Normalleşmiş, adil ve umut veren bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.”
Arıkan: “Türkiye’de Kararsız Seçmenin Adresi Olacağız”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yerel medya buluşmasında basın özgürlüğü ve demokrasiye yönelik baskılar hakkında yöneltilen soruya dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, 25 yıldır yerel basında görev yapan gazetecilerin yaşadığı zorlukların farkında olduklarını belirterek, “Türkiye’de yeni bir siyasi adrese ihtiyaç var. Bugün en büyük parti, kararsızlar partisi. İnsanlar hiçbir partiye oy vermek istemiyor, bu kitle giderek büyüyor. Biz, Saadet Partisi olarak o kararsız seçmenin adresi olmak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Arıkan, partisinin hedeflerini anlatırken “Bugün istediğimiz noktada mıyız? Hayır. Çok daha fazla çalışmamız gerekiyor. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Bizim gayemiz, halkın güven duyacağı yeni bir adres oluşturmak” ifadelerini kullandı.
Dış politika gündemine de değinen Arıkan, Suriye konusundaki gelişmelere dair umutlu olmadığını vurguladı. “Şu anda Suriye’nin tek parça olarak devam edeceğine dair bir garanti yok. Komisyon 15’e yakın toplantı yaptı ama somut bir ilerleme sağlanamadı. Silahların bırakılması, teröristlerin ayrıştırılması elbette önemli ama bu alt kırılımlarla birlikte değerlendirilmeli. Ben bu komisyonun geleceğinden çok ümitvar değilim” dedi.
Arıkan: “Türkiye Bağımsız, Ama Yöneticiler Bağımlı”
Arıkan, Türkiye’nin bağımsız bir ülke olduğunu vurgularken, yöneticilerin bağımlılığına dikkat çekti. Arıkan, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı örneğini hatırlatarak, o dönemde Türkiye’nin Amerikan baskısına rağmen kendi kararını aldığını belirtti. “Türkiye bağımlı bir ülke değil. Ama idarecilerimizin bağımlı olması büyük bir sorun” dedi.
Arıkan, ABD ile ilişkiler üzerinden güncel değerlendirmelerde de bulundu. Trump’ın sözleri ve ziyaretine değinen Arıkan, “Gençlerimiz için yapılan ziyaretten övgü alsak da bugün bağımlı idarecilerimiz var. Ülkemiz bağımsız, ama yönetim bağımlı olunca bu bağımsızlık tam anlamıyla hayata geçemiyor” ifadelerini kullandı.
Gazze’ye yardım konusuna da değinen Arıkan, Müslüman olmayan ülkelerin bile insani yardım gönderdiğini hatırlatarak, Türkiye’de bağımsız idareciler olsaydı gemilerin Türk vatandaşlarını korumak için yola çıkacağını söyledi. Arıkan, bu tabloyu eleştirerek, “Bağımsızlığın gereği, yöneticilerimizde olmalı. Maalesef bunu henüz göremiyoruz” dedi.
Arıkan: “Ekonomik Politikalar Emeklileri ve Gençleri Zorluyor”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu eleştirerek, emeklilerin ve gençlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Arıkan, SGK fonlarının işçi primleriyle oluşturulduğunu, ancak kamulaştırmalar nedeniyle fona bir kuruş ödenmediğini belirterek, “Bugün emekliler aldıkları maaşla geçinemiyor. Bu, gelecekte daha da kötüleşecek” dedi.
Ekonomik verileri paylaşan Arıkan, 2025’in ilk sekiz ayında sadece faiz ödemelerine 1 trilyon 425 milyar lira ayrıldığını ifade etti. “Bu para 23 Osman Gazi Köprüsü, 13 Çanakkale Köprüsü ve 26 Avrasya Tüneli yapabilirdi” diyerek hükümetin kaynak kullanımını eleştirdi.
Arıkan, otomobil vergilerinden son 20 yılda 2 trilyon 600 milyar lira gelir elde edildiğini, bununla 118 otomobil fabrikası kurulabileceğini söyledi. “Yanlış uygulamalar ve liyakatsiz yöneticiler yüzünden bu fırsatlar heba edildi. Şimdi iktidar, emeklilerin maaşlarına göz dikmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Genel Başkan, mevcut ekonomik politikaların adaletsiz ve plansız olduğunu vurgulayarak, gençlere ve emeklilere daha güvenli ve sürdürülebilir bir ekonomik düzen sağlanması gerektiğini belirtti. Arıkan, vatandaşların ekonomik sıkıntılarını hafifletmenin öncelikli hedefleri olduğunu kaydetti.
Arıkan: “Basın ve İhalelerde Şeffaflık Önemli”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yerel basının yaşadığı sıkıntılara ve devlet ihalelerindeki uygulamalara dair değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, Basın İlan Kurumu’nun uygulamalarının gazetecilik üzerinde olumsuz etkisi olduğunu belirterek, “Bazı ilan alan gazeteler büyük yayın organlarına satılmak zorunda kaldı. Bu, basın özgürlüğüne ve çeşitliliğine zarar veriyor” dedi.
Arıkan, basın kartlarının tarihsel önemine değinerek, “87 yılında basın kartı aldığımda telefonlarımız ve ulaşım araçlarımızda %50 indirim vardı. Bu, basın çalışanlarının kamu hizmeti görevini sürdürmesine büyük katkı sağlıyordu” ifadelerini kullandı. Ayrıca, mecliste soru önergeleri ile bu konuları gündeme taşıdıklarını aktardı.
Genel Başkan, iktidarın bazı uygulamalarını takdir ettiklerini de vurguladı: “Aile politikaları, savunma sanayi yatırımları gibi doğru adımları destekliyoruz. Biz İHA’lara karşı değiliz; ihalelerin şeffaf ve adil yapılmasını önemsiyoruz.”
Arıkan, devlet ihalelerinin sıkça değiştirildiğine dikkat çekerek, “23 yılda ihale kanunu 230 kez değişti. Bu, sorgulanması gereken bir durum” dedi. Ayrıca, Türkiye’nin Gazze’ye gönderdiği yardım çalışmalarını takip ettiklerini belirterek, gazetelerin yalnızca gıda yardımı ile desteklenmesinin yeterli olmadığını, basının sürdürülebilir şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Genel Başkan, basın ve devlet şeffaflığı konusunda daha güçlü politikalar geliştireceklerini ifade ederek, “Gazeteciler sadece gıda yardımı ile ayakta duramaz, onların güvenli ve bağımsız çalışabilmeleri için yapmamız gerekenler var” dedi.
Arıkan: “Muhalefet Sorunu Var, Seçim Sistemi Yenilenmeli”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’deki milletvekili seçim sistemi ve muhalefetin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Arıkan, muhalefeti eleştirirken, sorunun sadece iktidardan kaynaklanmadığını vurguladı: “Türkiye’de 23 yıldır iktidar varsa, 23 yıldır da muhalefet olmayı beceremeyen bir tablo var. Muhalefetin sorunu yok diyemeyiz. En az kabahatli taraf halktır. Eğer doğru strateji ve iletişim kanallarıyla mesajlar iletilebilirse, sonuçlar değişebilir” dedi.
Genel Başkan, siyasette doğruluk ve eleştiri kültürünün önemine dikkat çekti: “Doğru olanı doğru, yanlış olanı eğri olarak söyleyebilmek gerekiyor. Eğer iktidar doğru bir adım attıysa teşekkür etmeyi bilmeliyiz. Bu siyaset anlayışı hem muhalefet hem iktidar için geçerli.”
Milletvekili seçim sistemiyle ilgili de önerilerde bulunan Arıkan, “Türkiye’de milletvekili seçimi kriterlerinin yenilenmesi gerekiyor. Herkes milletvekili olabilmemeli; adaylar coğrafya, tarih ve genel kültür bilgisi gibi konularda sınavdan geçmeli. Ayrıca 600 milletvekiline gerçekten ihtiyaç var mı, tartışılması lazım” ifadelerini kullandı.
Arıkan: “Eğitim Sistemi 4+4+4’Ten Dönmeli, Üniversiteler Kaliteli Olmalı”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’de eğitim sistemi ve meslek seçimi konusundaki görüşlerini paylaştı. Arıkan, mevcut eğitim modelinin gençlerin iş hayatına hazırlanmasında yetersiz kaldığını belirterek, “4 artı 4 artı 4 sistemi o dönemde belki ihtiyaçtı, ancak 2025 Türkiye’sinde artık gereksiz hale geldi. Her gencin üniversite mezunu olma zorunluluğu ortadan kaldırılmalı. Gençler mesleğe yönlendirilmeli, kapasiteleri varsa doktor, mühendis veya avukat olabilir, yoksa iş bulma sürecinde psikolojik sıkıntılar yaşamak zorunda kalmamalı” dedi.
Arıkan, üniversite sayısının artırılmasına değil, mevcut üniversitelerin kalitesinin yükseltilmesine vurgu yaptı: “Malezya Üniversitesi, dünyada ilk 300 üniversite arasına girmişken, Türkiye’de 300’e yakın üniversite var ama ilk 5000’e giren üniversitemiz yok. Her yere üniversite açmak yerine, kaliteli üniversiteler oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
Mahmut Arıkan: “Uyuşturucu Bataklığını Kurutacağız — Gençleri ve Aileyi Korumak Önceliğimiz”
Arıkan, özellikle son dönemde toplumda artan gençlik problemleri, aile yapısındaki bozulma ve iddia-bahis gelirlerinin yarattığı tahribat üzerine çözüm odaklı mesajlar verdi.
Arıkan, gençlerin kolay para ve kötü alışkanlıklar uğruna riskli yollara sürüklendiğini vurgulayarak, “Bazıları IBAN’larını kiralayarak geçimini sağlıyor; bazıları ise cezaevine gidiyor. Bu tablo kabul edilebilir değil” dedi. Gençler arasında suç, bağımlılık ve intihar vakalarının artmasına dikkat çeken Arıkan, bunun temelinde aile yapısının zayıflaması, ekonomik sıkıntılar ve toplumsal bir umutsuzluğun yattığını söyledi.
“Bataklığı kurutacağız”
Uyuşturucu ile mücadelede yapılan operasyonlara atıf yapan Arıkan, “Her gözaltı operasyonundan sonra kullanım artıyorsa biz sivrisineklerle değil, bataklıkla mücadele etmeliyiz” diye konuştu. Saadet Partisi lideri, sorunun kaynağına inilmeksizin sadece semt operasyonlarıyla sonuç alınamayacağını belirterek, “Uyuşturucu baronlarının yuvalandığı çarklara gireceğiz; bataklığı kurutacağız” dedi ve baronlarla siyasetçiler arasındaki ilişkiler iddiasına dikkat çekti.
Parti programına dair somut adımlar da aktaran Arıkan, Mayıs ayında Ankara’da düzenlenen geniş kapsamlı çalışmaya atıfla, “Uyuşturucuyla mücadele haftasında büyük bir çalışma yaptık. Önümüzdeki dönemde Halk Meclisi altyapısında ülke çapında kampanyalar ve somut programlar yürüteceğiz” bilgisini paylaştı.
Bahis ve iddia kurumlarına kesin yasak önerisi
Arıkan, bahis ve iddia faaliyetlerinin ülke ekonomisine ciddi gelir sağladığına işaret etmesine rağmen, Saadet Partisi iktidarında bu kurumların tamamen yasaklanacağını ilan etti: “Para kazandırıyor diye bunları görmezden gelmeyeceğiz — hepsini yasaklayacağız.” Gençlerin ve hatta öğretmen, polis gibi kamu çalışanlarının bahis ve kumar tuzaklarına düşmesiyle toplumun her kesiminde travmalar yaşandığını kaydetti.
Aile yılı ve önleyici tedbirler
“Devletin aile politikalarını takdir ediyoruz” diyen Arıkan, aile destek programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Eğitim, sosyal politikalar ve psiko-sosyal destek mekanizmalarıyla gençlerin öfke, umutsuzluk ve bağımlılıktan uzak tutulmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, toplumsal rehabilitasyon ve önleyici eğitimlerin önemine vurgu yaptı. Arıkan konuşmasını, “Uyuşturucuya karşı topyekûn bir mücadele vereceğiz; sadece operasyonlarla değil, kökten, kaynağından mücadele ederek bu bataklığı kurutacağız” sözleriyle tamamladı. Saadet Partisi, önümüzdeki günlerde konuyla ilgili yol haritasını ve somut politika önerilerini basınla paylaşacağını duyurdu.
Mahmut Arıkan’dan Ekonomi ve Sosyal Sorunlar Değerlendirmesi: “Herkes Perişan, Tek Mutlu Azınlık Var”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İstanbul’daki yerel medya buluşmasında vatandaşın ekonomik sıkıntıları, polis ve asker intiharları ile doğal gaz anlaşmalarının yansıması gibi gündemdeki konulara dikkat çekti.
Arıkan, özellikle polis ve asker intiharları ile ekonomik kriz arasındaki bağlantıya işaret ederek, “Emekli, asker, polis, memur, köylü, çiftçi… Herkes perişan. Zenginler bile şikayet ediyor artık” dedi. Artan enflasyon ve yaşam maliyetlerinin toplumsal huzursuzluğu derinleştirdiğini vurgulayan Arıkan, tek kazanan kesimin finansal yatırımlardan para kazanan küçük bir azınlık olduğunu söyledi.
Ulaşım ve öğrenci giderleri üzerinden örnekler veren Arıkan, “Bir üniversite öğrencisi aylık sadece temel harcamaları için 1400 lira harcıyor. Toplu taşıma ve KYK yurdu giderleriyle bursunun büyük kısmı yetmiyor. Böyle bir tabloda gençler ekonomik olarak eziliyor” ifadelerini kullandı.
Doğal gaz anlaşmalarıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Arıkan, ABD’den alınacak doğal gazın maliyet ve vatandaşın faturalarına yansımasını sorguladı. “Rusya’dan çok daha uygun fiyatlarla doğalgaz alıyoruz. ABD’den gelen haberler vatandaş için hayra alamet değil. Önümüzdeki süreçte bu farkı göreceğiz” dedi.
Arıkan, ekonomik kriz ve sosyal sorunların seçimlere de yansıyacağını belirterek, “Tüm kesimler mutsuz, sadece az sayıda mutlu bir azınlık var. Bu tablo sandıkta net bir şekilde görülecek” uyarısında bulundu.
HİCRETHABER // AHMET CEKİN


















