AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla medya mensuplarını il başkanlığı binasında düzenlenen kahvaltı programında ağırladı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda, basın–siyaset ilişkilerinin önemi vurgulanırken, gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme noktasındaki kritik rolüne dikkat çekildi.
Programın açılış konuşmasını yapan sunucu Ömer Kaya, salonda bulunan basın mensuplarına hitaben samimi ve sıcak ifadeler kullandı. Kaya, “Buradan muhteşem gözüküyorsunuz. Daha başlamadan sizleri alkışlamak istiyorum. İyi ki varsınız, hoş geldiniz” sözleriyle gazetecilere teşekkür etti. Kaya konuşmasında; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı, İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Kadın Kolları Başkanı, Genel Merkez Tanıtım ve Medya Komisyonu üyeleri, il yürütme kurulu üyeleri, basın danışmanları ve ilçe tanıtım ve medya başkanlarını tek tek selamladı.
Programda yapılan konuşmalarda “hoş geldiniz” ifadesine özel bir vurgu yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “milletin kurduğu, millete hizmet eden parti” anlayışına atıfta bulunularak, gazetecilerin AK Parti İl Başkanlığı’na bir misafir olarak değil, kendi evlerine gelmiş gibi karşılandıkları ifade edildi. İl başkanlığı binasının, millete hizmet eden herkesin evi olduğu vurgulandı.
AK Parti İstanbul İl Tanıtım Medya Başkanı Abdullah Arıdoru’ndan Basına Anlamlı Mesaj
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen programda açılış konuşmasını, AK Parti İstanbul İl Tanıtım Medya Başkanı Abdullah Arıdoru gerçekleştirdi. Salonu dolduran basın mensuplarını selamlayarak konuşmasına başlayan Arıdoru, gazetecilerin hem iyi günde hem de zor zamanlarda toplumun yanında yer almasının gerçek bir dostluk göstergesi olduğunu vurguladı.
Konuşmasının başında tüm basın mensuplarının Gazeteciler Günü’nü tebrik eden Arıdoru, “Aslında iyi günde ve kötü günde yan yana olmak bir dostluk emaresidir. Bu nedenle sizleri ‘hoş geldiniz’ demenin ötesinde, ‘şeref verdiniz’ diyerek selamlamak istiyorum” ifadelerini kullandı. Bu sözler, salonda bulunan gazetecilerden alkış aldı.
Gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Arıdoru, doğru, tarafsız ve hızlı bilginin kamuoyuna ulaştırılmasında basının üstlendiği hayati role vurgu yaptı. Günümüz iletişim çağında yapılan her haberin ve paylaşılan her içeriğin yalnızca yerelde kalmadığını; ulusal ve uluslararası etki oluşturabildiğini belirtti.
İstanbul gibi büyük ve dinamik bir şehirde medya mensuplarının oldukça zor şartlar altında görev yaptığını ifade eden Abdullah Arıdoru, “Sizler yoğun gündem içerisinde, zaman mefhumu gözetmeden çalışan ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için emek veren meslektaşlarımızsınız. Bu emek, her türlü takdirin üzerindedir” dedi.
AK Parti olarak basınla her zaman açık, samimi ve güçlü bir iletişim kurmaya önem verdiklerini dile getiren Tanıtım Medya Başkanı Abdullah Arıdoru, gazetecilerle sürekli istişare halinde olduklarını ve bu diyaloğu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Basının yapıcı eleştirilerinin, siyasetin ve demokrasinin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Abdullah Özdemir: Gazetecilik, Kutsal ve Zorlu Bir Meslektir
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, gazetecilik mesleğinin taşıdığı anlam ve sorumluluğa dikkat çekerek, bu mesleğin öğretmenlik, polislik ve askerlik gibi kutsal ve zor görevler arasında yer aldığını vurguladı. Özdemir, basın mensuplarının toplumsal hayatın her alanında önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Gazeteciliğin yalnızca haber üretmekten ibaret olmadığını ifade eden Özdemir, mesleğin aynı zamanda büyük fedakârlık, sabır ve sorumluluk gerektirdiğini dile getirdi. “Bu mesleğin icra edilmesi, hiç de kolay olmayan; içinde bulunduğu şartlar itibarıyla birçok zorluğu bünyesinde barındıran derin bir anlam ve mana taşımaktadır” diyen Özdemir, özellikle böylesine anlamlı günlerde görev başında olan gazetecilerin hatırlanmasının ve onlarla bir arada olunmasının son derece kıymetli olduğunu söyledi.
Gazetecileri yalnızca belirli günlerde hatırlayan bir anlayışa sahip olmadığını vurgulayan Abdullah Özdemir, basın mensuplarıyla yılın her günü omuz omuza yürüdüklerini ifade etti. Özdemir, “Ben gazetecilerimizi sadece bugüne sığdıran, sadece özel günlerde anlamlandıran bir siyasetçi değilim. 365 gün boyunca bir arada olduğumuz kardeşlerimizin yaşadığı tüm zorlukları, içinde bulundukları şartları ve karşılaştıkları sıkıntıları bizzat bilen ve bunlar için mücadele eden bir yol arkadaşınız olduğumuzu özellikle belirtmek isterim” dedi.
Gazetecilik mesleğinin bir diğer önemli yönünün ise toplumsal birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi olduğuna dikkat çeken Özdemir, milli duruş sergilendiği zaman basının toplumun ortak duygusunu, milli ve manevi değerlerini daha da büyüten en etkili araçlardan biri haline geldiğini ifade etti. Basının, ülkenin iç cephesini güçlendiren önemli bir unsur olduğunu vurguladı.
Bölgede ve dünyada yaşanan krizler, çatışmalar ve belirsizliklerin arttığı bir döneme dikkat çeken Özdemir, Türkiye’de yerel ve ulusal basının bu süreçte sergilediği sorumlu ve milli duruşun son derece anlamlı olduğunu söyledi. Özdemir, “Etrafımızda birçok büyük problemin yaşandığı bir dönemde, ülkemizde yerelden ulusala tüm gazetecilerimizin birlik ve beraberliği büyüten, bunu anlamlı kılan ve milli bir duruşla iç cephemizi daha da kuvvetlendiren tavrı çok değerlidir” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Abdullah Özdemir, gazetecilere sağlık, başarı ve görevlerinde kolaylıklar dileyerek sözlerini tamamladı.
Faruk Acar: Gazetecilik, Görünmeyen Emeklerin ve Büyük Fedakârlıkların Mesleğidir
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan AK Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, gazetecilik mesleğinin taşıdığı ağır sorumluluklara ve görünmeyen emeklerine dikkat çekti. Acar, konuşmasında basın mensuplarının zor şartlar altında yürüttüğü görevin, demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından hayati bir rol üstlendiğini vurguladı.
Gazeteciliğin masa başında yapılan bir işten ibaret olmadığını belirten Faruk Acar, mesleğin sahada, çoğu zaman zor ve riskli koşullarda icra edildiğini ifade etti. Acar, “Soğuk bir kış sabahında, gecenin en geç saatinde, bir afet bölgesinde, bir adliye koridorunda ya da bir meydanda büyük bir fedakârlıkla görev yapan sizlersiniz. Bir fotoğrafın arkasındaki saatler süren bekleyişi, bir haberin arkasındaki uzun teyit zincirini, bir canlı yayının arkasındaki görünmeyen emeği en iyi siz bilirsiniz” sözleriyle gazetecilerin yaşadığı zorlukları dile getirdi.
Basın mensuplarının çoğu zaman imkânsızlıklar içinde, büyük bir özveriyle görev yaptığını vurgulayan Acar, gazetecileri “haberlerin arkasındaki görünmeyen emekçiler” olarak tanımladı. Gazetecilik mesleğinin sadece bilgi aktarmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda hakikatin savunulmasını da içerdiğini belirten Acar, bu yönüyle basının toplumlar için vazgeçilmez bir görev üstlendiğini ifade etti.
Konuşmasında dünya genelinde gazetecilerin karşı karşıya kaldığı tehlikelere de dikkat çeken Faruk Acar, geride bırakılan yılın basın mensupları açısından son derece ağır geçtiğini söyledi. Özellikle İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılara değinen Acar, “2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen saldırılarda 270’e yakın gazeteci kardeşimizin hayatına kast edildi. Bu tablo, hakikati boğmak isteyenlerin, gerçeğin sesini susturmak için çocuk, kadın ya da gazeteci ayırt etmeksizin nasıl bir gaddarlığa büründüğünün en somut göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Gazze’de yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda hakikate karşı yürütülen bir saldırı olduğunu dile getiren Acar, hayatını kaybeden tüm basın mensuplarını rahmetle andı. AK Parti olarak medyayı demokrasinin en güçlü teminatlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Acar, parti ile basın arasındaki ilişkinin her zaman güven ve samimiyet temeline dayandığını söyledi.
Günümüz dünyasında bilgiye erişimin hızlanmasıyla birlikte bilgi kirliliğinin de arttığına dikkat çeken Faruk Acar, artık sadece konvansiyonel savaşlarla değil, aynı zamanda dijital alanda yürütülen dezenformasyon savaşlarıyla da mücadele edildiğini belirtti. Acar, “Bugün konvansiyonel savaşların yanı sıra siber dünyadaki dezenformasyon savaşlarıyla da karşı karşıyayız. Bu savaş, bilginin kirletilmesi ve hakikatin tahrif edilmesi üzerinden yürütülmektedir” dedi.
Yalanın saniyeler içinde kıtalar aşabildiği bir çağda, gerçeğin sesinin çoğu zaman bu gürültü içinde bastırılmaya çalışıldığını ifade eden Acar, sistematik yalanlarla toplumların algılarının yönlendirildiğini dile getirdi. Bu noktada yerel ve ulusal basının etik değerlere bağlı duruşunun son derece önemli olduğunu vurgulayan Acar, “Ülkemizin en büyük güven kaynağı, basınımızın ahlaki ve mesleki ilkelere olan bağlılığıdır” şeklinde konuştu.
Faruk Acar, konuşmasının sonunda tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, zorlu şartlar altında görev yapan gazetecilere sağlık, başarı ve kolaylıklar diledi.

















