Küçükçekmece Sinopspor Genel Sekreteri Yasin Şahin'den Çorlu Spor 1947'ye Eleştiri Dolu Açıklama

Bölgesel Amatör Lig'de (BAL) mücadele eden Küçükçekmece Sinopspor'un Genel Sekreteri Yasin Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çorlu Spor 1947 ile oynanan karşılaşmada yaşanan olaylara ve kulüp yönetiminin tutumuna sert eleştirilerde bulundu.

 

Şahin, müsabakanın yüksek mücadele gücü ve seyir zevki açısından önemli olduğunu belirterek, takımının iyi bir oyun sergilemesine rağmen talihsiz bir şekilde kaybettiğini ifade etti. Müsabakayı yöneten hakemleri ve güvenliği sağlayan emniyet güçlerini tebrik eden Şahin, maç öncesinde ve sonrasında yaşanan olayların ise futbolun dostluk ve kardeşlik ruhuna zarar verdiğini vurguladı.

"Sporun Birleştirici Gücüne Darbe Vuruluyor"

Şahin açıklamasında, Çorlu Spor 1947 Başkanı Yusuf Gümüş’ü hedef alarak, alınan seyircisiz oynama kararlarının gereksiz bir kamplaşmaya yol açtığını ve taraftarlar arasında gerginliği artırdığını savundu. Seyircisiz oynama kararlarının sadece kendi takımları için değil, diğer rakipler için de alınmasının etik olmadığını belirten Şahin, bu durumun futbolun ruhuna zarar verdiğini söyledi.

Çorlu Spor 1947 taraftarlarının diğer kulüplerle de benzer sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Şahin, alınan kararların rekabet ortamını adaletsiz bir hale getirdiğini öne sürdü. Ayrıca, rakip takım yöneticilerinin ve taraftarlarının sergilediği tutumun, dostane bir atmosfer yaratmak yerine düşmanlığı körüklediğini dile getirdi.

"Başarı Uğruna Dostluklar Zedelenmemeli"

Şahin, Çorlu Spor 1947 yönetiminin, saha içindeki rekabeti saha dışına taşıyarak haksız avantaj sağlamaya çalıştığını iddia etti. Kulüp başkanlarının dostane bir tutum sergilemesi gerektiğini belirten Şahin, taraftarları kışkırtmanın ve olumsuz tezahüratları teşvik etmenin, uzun vadede kulüplerin zararına olacağını ifade etti.

Özellikle, Çorlu’da oynanan ilk maçta Sinopspor Başkanı Rafet Orhan’a yönelik küfürlü tezahüratlar ve yöneticilere yönelik tutumların kabul edilemez olduğunu dile getiren Şahin, sporun ruhuna uygun bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Son olarak, dostluk ve sportmenlik vurgusu yapan Şahin, futbolun saha içinde kalması gerektiğini ve saha dışındaki ilişkilerin zarar görmemesi gerektiğini belirterek, “Kötülüğün kötülük doğuracağını söylemek için müneccim olmaya gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

Küçükçekmece Sinopspor’un Genel Sekreteri Yasin Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,

DÜĞMELER YANLIŞ İLİKLENMEMELİ…

Çorlu Spor 1947 ile oynadığımız her müsabaka iddialı ve yüksek seyir zevkli olmuştur. Hafta sonu dış faktörlerin etkisi ile iyi oynadığımız mücadeleyi talihsiz bir şekilde kaybettik. Takımımızı özverili mücadelesi, kaliteli bir yönetim sergileyen müsabaka hakemini yönetimi için tebrik ediyorum. Özveri ile müsabakanın güvenliğini sağlayan polislerimize teşekkür ediyorum.

Maalesef ki bugün ulusal ve yerel basın ile sosyal medyada sporun güzel, heyecan veren tarafından ziyade maç öncesi otobüsümüze yapılan çirkin saldırı ile maç esnasında ve sonrasında yaşanan nahoş tablo tartışılmakta.

Genel Sekreterlik görevim gereği süreci başından itibaren en iyi ve yakinen bilenlerden birisi olarak sorularla kamuoyunun aydınlatılmasını arzu ettim. Takdiri kamuoyunundur.

• Sayın Başkan Yusuf Gümüş BAL Liginde anlamsız bir şekilde aldırdığınız seyircisiz oynama kararı ve bu yıl ilk maç bizim sahamızda seyircili oynamanıza rağmen yine 2.maçta aldırılan seyircisiz oynama kararı ile gereksiz bir kamplaşma ve taraftarlar arası sosyal medyada başlayan ve maçlarda tek taraflı seyirci bile olsa olumsuz tezahüratlara yol açtığınızın ne kadar farkındasınız?

• Sporun dostluk ve kardeşlik temalı güzelliği ve keyfi bir yana bu durumun giderek önlenmesi zor olan dijital ve fiili şiddet olaylarını körüklediğinin bilincinde misiniz?

• Bu güzelliği yönetim ve taraftarlar bazında karşılıklı ilişkiler ile neredeyse tüm rakipleri ile yaşayan takımımız bir tek Çorlu Spor 1947 ile niçin bu noktaya getirilmiştir? Herkesin, her camianın seveni, sevmeyeni mevcuttur. Ateşe benzin döken birileri mi sözkonusudur?

• Çorlu Spor 1947 taraftarları ile çoğu takımın benzeri sıkıntıları yaşaması ve rakiplerinize karşı aldırdığınız seyircisiz oynama kararları sportif ve etik açısından ciddi bir problem değil midir?

• Kendi üyesi olduğunuz ilçe güvenlik kurulunda kendi imzanız ile aldırdığınız kararlar dostluk ve güvenlik ekseninden ziyade şampiyonluk mücadelesinde ince bir taktikle ayağa takılan bir çelme değil midir? Bunu sportif işleyişi bilen herkesin fark etmediğini mi düşünmektesiniz?

• Bunun esasında kendi ayağınıza takılan bir çelme olduğunun farkında mısınız? Sürekli farklı takımlar ile problem yaşayan bir takım uzun süreli başarılı olamaz. Bizim ayağımıza da bir çelme takmış olsanız bunun size kazandıracağı avantajlar nelerdir?

• Arka planda güya kurnaz bir politika ile ayağa çelme takma gayretinde iken ön planda çiçek takdim ederek bunu bir piar ve reklam aracı olarak kullanmak hangi samimiyetin temsilidir? Tek taraflı seyirci yasağı ile oynanan aynı müsabakada ki (aramızda oynanan ilk müsabakadır) başkanımıza stad içinden soyunma odasına geçişinde koro halinde küfürler edilmesi, yöneticilerimizin protokolde Çorlu 1947 yöneticileri arasına tek tek planlı oturtulmaları, hemşehri ve misafiriniz olan başkanımızın yanında gollerden sonra protokol üyeleri ile çak çak yapmanız hangi etik işlerin ürünüdür? Yoksa ‘kazanmanın her türlü mübah sayıldığı’’ bir planın ürünü müdür?

• Bu kulübün yaklaşık 50 yıllık tarihinde ilk defa mütekabiliyet esası gereği seyirci yasağı aldırmak durumunda kaldığımız kulübün Çorlu 1947 olması çok trajikomik. Bu yıl ilk maçta onu da aldırmadık lakin karşılığı yine değişmedi. El uzatma, çözüm üretme niyetinin karşılığı elinizi mi vermektir yoksa problemi kronik bir hale mi getirmektir?

• Bu yıl ki ilk maç öncesi dostluk beyanlarımız ve taraftar toplantılarımız paylaşımda mevcuttur. Lakin taraftar grubunuzun maçlara içkili gelmesi ve bilet satan kulübümüzün görevlilerine saldırması ile bütün çabalarımız boşa çıkarılmıştır. Yönetim olarak sizi karşılamamız, başkanımızın 1 gün öncesindeki daveti gibi hususlar da tarafınızdan karşılık bulmamıştır.

• Bu minvalde sporun birleştirici ruhuna aykırı bir politika izleyerek, size karşı olan diğer takımların taraftarlarının da birleşmesini sağlayıp, taraftar liderlerinizin olumsuz sosyal medya paylaşımları ile bunu köpürterek sonrasında tribünlerde oluşan olumsuz tezahüratları ‘’bana bunu yaptılar, ettiler’’ diyerek kısa günün karı ile kamuoyu algısı oluşturmak yerine 2 başkan olarak bir el ele fotosu vermek hırsımızın çok mu gerisindedir? Taraftar grupları bu manzarada sizleri olumsuz tezahüratların aksine ayakta alkışlamaz mı idi? Aliağa maçlarında şampiyonluk iddiasına bağlı sahada kıyasıya mücadele var iken bu tribünler olumsuz tezahürat yerine dostluğun en güzel örneğini sergiliyorsa hikmeti nedir?

• Türkiye’nin her bölgesine giden, en iddialı takımlar ve meşhur taraftar grupları ile zor bölgelerde müsabakalar oynayan kulübümüz, yöneticilerimiz ve taraftarlarımız skordan bağımsız buralardan dostluk gösterileri ile ayrılırken suçladığınız bu kulüp bu taraftarlar aynı kişiler değil midir?

• Kulüpler arasında uzlaşmacı ve gönlü bol bir abi kimliğine sahip başkanımız Rafet Orhan ile ilgili her türlü sportif mecrada ve TFF gibi diğer illerin birleşmeyi başararak lobilerini oluşturmayı başardığı bir ortamda sürekli aleyhte kampanya yapmanız size, kulübünüze ve Sinop camiasına ne kazandırmaktadır?

• Bu durumu düzeltmek ve tarihi hatalara düşmemek amacıyla camiamızın ileri gelenleri ve ortak dostlarımız aracılığı ile tarafınıza yaptığımız sağduyu çağrılarımız tarafınızdan ısrarla niçin reddedilmiştir?

• Hemşehrilerimizin Çorlu’da kanaat önderlerinden birisi görülmeniz, kulüp gecemizde onur konuklarından birisi olarak yaptığınız jest ve spor adamı kimliğiniz ile bizlerden en üst seviyede itibar görme konumunda iken aynı gruba düşmeye bağlı başarı hırsı diye tanımlayabildiğim üst üste sportmenliğe aykırı hareketler ile bu durumu bizim nazarımızda tersine çevirmenin kime ne faydası olmuştur? Emin olun ki bu camia kulübümüzün yanı sıra sizin de başarılı olmanızı can-ı gönülden istemekte idi. Nihayetinde 1 yıl sonra siz de profesyonel lige çıktınız. Başarı er ya da geç mümkün ama aslolan dostluk bağlarının zedelenmemesi değil mi idi?

• Hülasa; ‘’mücadele saha içinde olur saha dışında dostluk kalır’’ ilkesi kulübümüze iyi niyetle yaklaşan herkeste karşılığını bulmuştur ve de bulmaya devam edecektir. Kötülüğün kötülük doğuracağını söylemek için ise müneccim olmaya gerek yoktur. İyi niyeti temsil eden tüm kulüplerimizi ve sporseverleri saygıyla selamlıyorum.