Küçükçekmece'de AK Parti Krizi Derinleşiyor:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yol Arkadaşı Tecrübeli Bir İsimden Özel haber AK Parti'nin temelinde yer almış, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AKparti kuruluş çizgisinden itibaren Türkiye siyasetine damga vurmuş isimlerden biri, Küçükçekmece'de yaşanan siyasi krize ilişkin küçükçekmece Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulundu.

 

İsminin açıklanmasını istemeyen bu kıdemli ve tecrübeli isim, “Ben Tayyip Erdoğan sevdalısıyım. Her şey Türkiye için konuşuyorum” diyerek sözlerine başladı ve teşkilattaki yapısal sorunlara dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti’nin İstanbul’daki önemli kalelerinden biri olarak görülen Küçükçekmece’de, uzun süredir devam eden teşkilat içi kriz, artık sadece kulislerde değil, dava büyüklerinin vicdanında da yankı bulmaya başladı. Sessizliğin yerini fısıltılar, fısıltıların yerini ise açıkça dile getirilen rahatsızlıklar aldı. Bu kez konuşan sıradan bir partili değil. Refah Partisi’nden Fazilet’e, oradan AK Parti’nin kuruluşuna kadar uzanan bir geçmişe sahip, yıllarını siyasete ve davaya adamış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski yol arkadaşlarından biri. Her satırı sorumluluk duygusuyla dolu olan açıklamalar yaptı.

“Evet, Reis’in Yanındayız Ama Çevresi Bu Davaya Gönül Vermiş Değil”

AK Parti Tabanından Sert Eleştiriler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığını vurgulayarak sözlerine başlayan AK Parti gönüllüsü bir teşkilat mensubu, partide son yıllarda yaşanan yönetimsel hatalara ve teşkilat yapısındaki sorunlara dikkat çekti. İsmini vermek istemeyen partili, özellikle aday belirleme süreçleri ve yerel yönetim politikaları nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi.

“Evet, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındayız. Ama ne yazık ki Sayın Erdoğan’ın çevresindeki birçok kişi bu davaya gönül vermiş insanlar değil. İnancımı kaybetmeye başladım,” diyerek başlayan açıklamalarında, teşkilatın yıllardır içinde bulunduğu yapısal sorunları da gündeme taşıdı.

“Kandemir Döneminde Adaylar Teşkilattan Kopuktu”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir’in geçmişte yürüttüğü teşkilat çalışmalarına da eleştiriler yönelten partili, “Çok profilsiz, teşkilatla bağı olmayan, halkla teması olmayan insanlar aday gösterildi. Bu da doğrudan AK Parti'nin birçok yerde seçim kaybetmesine neden oldu,” dedi.

“Mansur Yavaş’ı Gökçek’le, İmamoğlu’nu Kadir Topbaş’la Değiştik”

En büyük kırılma noktalarının ise Melih Gökçek ve merhum Kadir Topbaş’ın görevden alınmaları olduğunu ifade eden partili, bu kararları sert sözlerle eleştirdi:

“Melih Gökçek’i ve Kadir Topbaş’ı hiçbir makul gerekçe göstermeden görevden aldılar. Bu çok büyük bir hataydı. Seçime birkaç ay kala aday gösterilmeyebilirdi ama seçilmiş insanı görevden almak hem teşkilata hem halka güvensizlik yarattı. O günden sonra seçim üstüne seçim kaybediyoruz.”

“Reis’in Çevresindeki Aklı Verenler Uzaklaştırılmalı”

Açıklamalarında doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan partili, “Bu fikirleri verenler hâlâ yanınızda Sayın Cumhurbaşkanım. Onları acilen uzaklaştırmanız gerekiyor. AK Parti’nin öz evlatları dışarıda bırakılırken, bu davaya inanmayanlar baş tacı ediliyor,” diyerek sert bir uyarıda bulundu.

“Aynı Yöreden Aynı Kadrolar... Küçükçekmece Kitlenmiş Durumda”

“Yıllardır bu davanın içindeyim. Refah Partisi’nden Fazilet’e, oradan AK Parti’ye kadar hep ön saflarda yer aldım. Ancak bugün Küçükçekmece’de yaşanan tablo, hiçbir dönemde bu kadar dar bir kadro yapılanmasına sıkışmamıştı” diyen tecrübeli isim, en büyük problemin “aynı yörenin insanlarının sürekli görevlere getirilmesi” olduğunu belirtti: “Yıllardır dönüp dolaşıp aynı hemşehri grubu göreve geliyor. İsimler değişiyor ama ilişkiler değişmiyor. Akrabalık, hemşehrilik bağı üzerinden oluşturulan dar bir çember var. Bu çember, parti tabanını dışlıyor ve enerjiyi tüketiyor. Küçükçekmece halkı, yerel temsilcilerinde samimiyet ve adalet görmek istiyor. Ama yıllardır aynı bölgenin insanları üzerinden yürüyen bu yapı, artık teşkilatı tıkadı.”

“Teşkilatta Derin Bir Sessizlik ve Motivasyon Çöküşü Var”

31 Mart seçimleri sürecinde aday gösterilen Aziz Yeniay’ın teşkilat tarafından sahiplenilmediğini, bunun da sahaya olumsuz yansıdığını ifade etti: “Aziz Bey aday olarak açıklandı ama teşkilat yoktu. Çünkü teşkilat, bu adayın kendi içlerinden biri olmadığını düşündü. Aday tepeden geldi, taban ise buna karşılık vermedi. Mahalle başkanlıkları, kadın ve gençlik kolları çalışmadı. Afiş asılmadı, kapı çalınmadı. Sandıktan çıkan sonuç sadece seçmenin değil, içerideki teşkilat kırgınlığının da eseridir. Bazı yerlerde sandığa gitmeyen AK Partililer oldu.”

“Sandıkta Sessiz Bir Sabotaj mı Yaşandı?”

Seçim sürecinde bazı AK Partililerin CHP lehine çalıştığı iddiaları kamuoyuna da yansımıştı. Bu durumu doğrulayan tecrübeli isim şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Aday gösterilmeyen bazı isimlerin yakın çevresi, hatta bazı mahalle başkanları seçimde CHP’ye çalıştı. Açık açık değil belki ama pasif direnişle, sandıkta sabotajla bu süreç yaşandı. Parti disiplini kalmadı. ‘Bize sorulmadı, biz de yokuz’ diyerek geri çekildiler. Bu kırgınlıklar derinleşirse, 2028’e giderken daha büyük sonuçlar doğurur.”

“Göksel Gümüşdağ Etkisi Teşkilatı Küstürdü”

Teşkilatın ruhuna yabancı atamalar, Küçükçekmece’de teşkilatla halk arasındaki bağı zayıflatmış durumda. Özellikle ilçe başkanlığına yapılan son atamanın, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Göksel Gümüşdağ’ın etkisiyle gerçekleştiği iddiaları tepki çekiyor: “Atanan kişi teşkilatın içinden az tanınmış . Sahada tanınmaz. Göksel Gümüşdağ’ın Küçükçekmece üzerindeki etkisi teşkilatı yıprattı. Bu, sadece şahısla ilgili bir mesele değil. Sorun; halkta karşılığı olmayan isimlerin, İstanbul’un büyük ilçelerine dışarıdan dayatılması. Bu teşkilat ruhunu, mücadele azmini kırıyor.”

“Küçükçekmece’de Teşkilat Kâğıt Üzerinde Var, Sahada Yok”

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’e sunulan son raporlarda sistemde %100 aktif görünen teşkilatın, sahada neredeyse yok hükmünde olduğunu belirten kaynak, bu tabloyu şöyle özetledi: “Sistemde her şey mükemmel görünüyor ama mahallelerde tabela var, kapılar kapalı. Gerçek teşkilat, ekran başında değil; sokakta, vatandaşla olur. Küçükçekmece’de teşkilat sadece ekranda var. Halk nezdinde görünürlüğü bitmiş durumda.”

11 Mahallede Başkan Yok: “Yönetim Hâlâ Eksik, Sahada Boşluk Var”

Teşkilatın neredeyse bir yılı doldurmasına rağmen, ilçedeki 21 mahallenin 11’inde mahalle başkanı atanmamış. Bazı mahallelerde sadece vekâleten görev yürütülüyor. İşte eksik mahalle başkanlarının bulunduğu bölgeler:

Atakent Mahallesi

Beşyol Mahallesi

Fatih Mahallesi

Gültepe Mahallesi

İnönü Mahallesi

Söğütlüçeşme Mahallesi

İstasyon Mahallesi

Kartaltepe Mahallesi

Mehmet Akif Mahallesi

Sultan Murat Mahallesi

“Bu mahallelerin sahada bir temsilcisi yok. Vatandaş şikâyet edeceği, destek isteyeceği kişiyi bilmiyor. Mahalleler sahipsiz. Bu eksiklikler seçim zamanında doğrudan sandığa yansıyor.”

“Bu Artık Bir Grup Meselesi Değil, Dava Meselesidir”

Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri de dava vurgusu oldu. Tecrübeli isim, kişisel çıkarlar yerine davaya sadakatin esas alınması gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Ben bir dava adamıyım. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan milletin umuduysa, bizler de bu yükü hafifletmekle sorumluyuz. Ama bu teşkilat yapısıyla bu mümkün değil. Teşkilatın yenilenmesi şart. Bu sadece isim değişikliği değil, anlayış değişikliğiyle olur. Cumhurbaşkanımızın doğrudan müdahalesi olmadan bu düğüm çözülmez.”

“Yenilenme Şart: Adalet, Samimiyet ve Yerelden Kadrolar”

Küçükçekmece'de yaşanan krizin sadece bu ilçeyle sınırlı olmadığını, genel yapıya sirayet etme riski taşıdığını belirten kaynak, son mesajını şu sözlerle tamamladı: “AK Parti’nin ruhu halkla omuz omuza olmaktı. Bugünse halktan kopmuş bir görüntü hâkim. Yeniden samimiyet, liyakat ve adalet esas alınmalı. Yerel kadrolar görev almalı. Hem teşkilat içi barış, hem de sandıktaki başarı için bu şart. Aksi hâlde 2028 seçimleri daha büyük kayıplarla sonuçlanabilir.”