İhmaller Zinciri ve Duyarsızlık Küçükçekmece'de Bir Aileyi Yasa Boğdu

Küçükçekmece Belediyesi'ne bağlı Cennet Kültür ve Sanat Merkezi'nde yaşanan ihmal ve duyarsızlık zinciri, bir çalışanın hayatını alt üst etti.

Küçükçekmece Belediyesi’ne bağlı Cennet Kültür ve Sanat Merkezinde çalışan H. personelin, geçtiğimiz Ağustos ayında işyerinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Acil Serviste yapılan kontrollerde ağır bir beyin kanaması geçirdiği tespit edilen personelin yoğun bakımdaki tedavisi 1 yıldır devam ediyor.

Aile yakınında şok edecek bilgiler: 

Çalışanın ailesi tarafından yapılan araştırmada, o gün erken saatlerden itibaren şiddetli baş ağrıları yaşadığını bildirmesine rağmen "Her başı ağrıyana izin veremem, ilaç iç geçer" şeklinde karşılık verilerek sağlık kuruluşuna gidişinin engellendiği, mesai bitimine doğru baygınlaşmasından sonra kendilerine haber verildiği öğrenildi. Yaşananlar üzerine aile tarafından ilgililer hakkında ceza davası açılması için suç duyurusunda bulunuldu.

Acil Müdahalede Gecikme ve Aileye Bilgilendirme Eksikliği

3 Ağustos tarihinde saat 15:30 sularında personelin ailesi aranarak Kültür Merkezine gelmelerinin gerektiği haber verildi. Yakın civarda olmaları nedeniyle kısa bir sürede olay yerine giden aile “Bu hale gelene kadar neredeydiniz” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

Aile personelin yanına vardıktan sonra gün içerisinde ilk defa tansiyonu ölçüldü ve yüksek çıkan değerler nedeniyle 112’ye çağrı yapıldı. Ambulansın gelmesine kadar geçen sürede, personelin saat 10:00’dan beri kötü olduğu, kendisine ilaç verildiği ve ensesine defalarca buz koyulduğu açıklandı.

Personelin Bilinç Kaybı ve İddialar

Personelin ambulansa bindirilmesi sırasında görme yetisinin bozulduğu ve bilinç bulanıklığı yaşadığı anlaşıldı. Ambulansta ise kendisine izin vermeyen Merve Özkan’ın adını söyleyerek “Beni öldürdünüz rahatladınız mı” şeklinde sayıkladığı görüldü.

Personelin ilk sevki Avcılar’da özel bir hastaneye planlanmış olmasına rağmen, durumunun ağırlaşması nedeniyle 112 ekibi tarafından komuta merkezine haber verilerek en yakın sağlık kuruluşu olan Kanuni Sultan Süleyman EAH giriş sağlandı. Acil Serviste kanamanın çok ciddi bir genişlikte olduğu, her ihtimale hazır olunması gerektiği söylenerek aileden helallik alması istendi.

Psikolojik Taciz ve İşyerindeki Baskılar

Aile tarafından, personelin ilgili birimin en alt seviyedeki sorumlusu olan Merve Özkan tarafından yoğun şekilde psikolojik tacize maruz kaldığı ve olay günü de benzer sataşmaların yaşandığını öne sürülerek savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

Soruşturma ve İdari İşlemler

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı makamına sunulan dilekçede, psikolojik tacizler hakkında Merve Özkan’ın üst yetkilisi olan Sedef Akgün’e danışılıp yardım istendiği, bunun üzerine toplantı düzenlendiği, ancak Merve Özkan’ın sataşmalarının toplantı sonrasında artarak devam ettiği ve Sedef Akgün’ün görev yerinde olmadığı zamanlarda onun odasına geçerek “Benim arkam sağlam, burada bana kimse dokunamaz” diyerek kötü davranışlarda bulunduğu hususlarına yer verildi. Personelin normal şartlarda çalışmaya devam etmesi halinde 6 ay içinde emekli olması planlanırken, prim gün sayısının dolmasını beklediği son dönemde üstüne her geçen gün daha da gidildiği aktarıldı. Yaşananlarla ilgili sıralı amirler konumundaki Personel İşleri Sorumlusu Fatma Kaya ve Kültür Müdürü Güney Özkılınç haberdar edilmesine rağmen bu tacizlerin sonlandırılmasına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı, aksine Merve Özkan’ın daha da cesaretlendirilecek şekilde özellikle Güney Özkılınç tarafından bizzat yakınlık kurularak korumaya alındığı görüldü. Olay sonrası Kültür Müdürlüğü Personel İşleri Sorumlusu Fatma Kaya ile görüşen aile “Kurumsal olarak başı ağrıyan insana izin vermek gibi bir uygulamamız yok” ve "Olan oldu, sorgulamanın alemi yok" şeklinde bir karşılık aldı. Yaşanan iş kazasının ardından kanun gereğince kolluk kuvvetlerine haber verilmesi şartının yerine getirilmediği ve SGK’ya ilgili bildirimin 8 gün gecikmeli yapıldığını söyleyen aile, olayın yaşandığı güne ait kamera kayıtlarını görmek istediğinde ise belediyeden “Bizim size kamera kaydı göstermek gibi bir yükümlülüğümüz bulunmuyor” yanıtıyla karşılaştı. İş kazası tespit tutanağının, personele izin vermeyen kişi olan Merve Özkan tarafından düzenlendiği, üstelik burada da biri kendi erkek arkadaşı ve diğeri de işyerindeki yakın arkadaşı olduğu söylenen iki kişiyi şahit gösterdiği ve ezberlenmiş bir içerik hazırlanması neticesinde konunun geçiştirilmek istendiği iddia edildi.

Belediyenin Sorumluluğu ve Ailenin İsyanı

Ailenin şikayetçi olduğu Merve Özkan'ın yine kendisini denetlemesi gibi tuhaf olaylarla karşılaşan aile, Belediyedeki yetkililerin sorumsuzluğuna isyan etti. Basit bir kurmaca tutanakla bu işin geçiştirilmek istenmesine itiraz eden aile, Kültür Müdürü Güney Özkılınç ile görüşmek istediğinde ise "Yani personelin tüm rahatsızlığının sorumlusu biziz öyle mi? Hastanede yaşadığınız sorunların da biziz? Siz yöneticisiniz daha önce bir rahatsızlık bildirmeye. Her personele başı ağrıdığında izin mi verirsiniz? Fenalaşmış ambulans çağırmış, siz diyorsunuz. Eee sorun ne?” cümlelerine muhatap kaldı ve bunun üzerine telefonu yüzlerine kapatan Güney Özkılınç'ın ailenin numarasını da engellediği öğrenildi. Öte yandan, adli soruşturma yanında idari soruşturma açılması için İçişleri Bakanlığı İller İdaresi aracılığıyla sunulan dilekçelere, Belediye tarafından kamera kayıtlarının akıbetine yönelik herhangi bir inceleme veya soruşturma gerçekleştirmesi noktasında ısrarla duyarsız kalındığı tespit edildi. Savcılık soruşturması sürecinde ise, ön inceleme raporu hazırlanması için dosyanın İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne tevdi edilmesi sonrasında ailenin maruz kaldığı keyfilik daha da şiddetli bir boyuta taşındı. Ön inceleme için ilçe sağlık sekreterleri aracılığıyla sabit telefon hattı üzerinden aileyle iletişime geçen sağlık memuru Serdar Maraz tarafından, dosyada ailenin yazılı hiçbir beyanını almadan, olaydaki somut olguları görmezden gelerek doğrudan Belediye lehine bir rapor hazırladı. Bunun üzerine ilçe sağlık müdürlüğüne giden aile, Serdar Maraz'ın Güney Özkılınç ile kendi şahsi cep telefonu üzerinden günlerdir iletişimde olduğunu öğrendi. İddia edildiğine göre ilçe sağlık müdürlüğünden ayrılmak isteyen Serdar Maraz'ın, Güney Özkılınç aracılığıyla belediyedeki bir öğretmenlik kadrosunun hazırlanmasına bir beklenti nedeniyle bu şekilde danışıklı hareket etmekte bir sakınca görmediği ifade edildi. Konunun mülki idare amirliğine bildirilmesi sonrasında, bu sefer ilçe sağlık müdürünün kendisi olan Ali Osman Çolak yeni incelemeci olarak atandı.

İdari Soruşturmalardaki Eksiklikler ve Tarafsızlık Sorunu

Ancak bu sefer Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ali Osman Çolak'ın yaşananların mülki idare amirliğine şikayet edilmesini kendisine mesele ettiği ve kurumdaki sorunların ortaya çıkmaması amacıyla yapıldığı düşünülen soruşturma izni verilmemesine dair rapor hazırladığı görüldü. Aile Ali Osman Çolak'la konuşmak istediğinde "Kamera kaydı dahi ortada yok, siz ezbere dosya kapatma derdindesiniz" diye itirazda bulunurken, Ali Osman Çolak tarafından "Evet ben yaptım ne olacak, benim kararımı sorgulamayın, bu saatten sonra yapacak bir şey yok, bu dosya kapandı artık, hadi gidin şimdi yine istediğiniz yere şikayet edin" şeklinde saldırgan bir tutuma maruz kaldı.

Aile tüm bu yaşadıklarıyla ilgili Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ali Osman Çolak'in için de dahil olmak üzere bütün idari makamlara şikayette bulundu. Görevin açıkça kötüye kullanılması ve ağır ihmaller neticesinde 1 yıldır yaşananlara dair mantıklı bir açıklama bulamayan aile, soruşturma izni verilmemesi kararını yargıya taşıyarak söz konusu kararın iptali isteminde bulundu. Giden bir can için, belediye tarafından aileye herhangi maddi veya manevi bir destekte bulunulmadığı gibi, diğer çalışanların personeli ziyaretinin de engellendiği, konuyla ilgili kimseyle konuşulmamasının tembihlendiği iddia edildi.

Belediyenin Sessizliği ve Ailenin Mağduriyeti

Küçükçekmece Belediyesi’nin bu tutumu karşısında, tek bir çalışan dahi aileyi hastanede ziyaret etmedi. Sağlık konusunda ailenin yaşadığı sıkıntılara, belediyenin herhangi bir destek sunmaması nedeniyle, aile kendi canları için sınırlı imkanlarla tedavi sürecini devam ettirmeye çalışmakta.

Ancak belediyenin sorumsuzluğu nedeniyle kendi acılarını bile doğru düzgün yaşamadıkları, nitekim dayatılan keyfilik nedeniyle ortaya çıkan sağlık durumunu düşünüp kabullenmeye bile fırsat kalmadığı, bu ilçenin eskisi olmalarına rağmen karşılaştıkları tutumun son derece yıpratıcı olduğu aile tarafından dile getirilmekte.

Seçim zamanı mitinglerde kendi adresini paylaşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin, aileyle aynı cadde üzerinde oturmasına, kendisine defalarca haber gönderilmesine, evine kadar gidilmesine ve telefonda da görüşülmesine rağmen, bu konuda halen aileye karşı herhangi bir sorumluluğu yerine getirmediği görülmekte.