Gazetecilere "Ayar Çekme" İddiası Teşkilatta Yeni Kriz Yarattı

Küçükçekmece'de AK Parti ilçe teşkilatı, bu kez basına yönelik baskı iddialarıyla gündemde. İlçe Başkan Yardımcısı Hayrettin Cantürk'ün, bir yerel gazetenin genel yayın yönetmenini telefonla arayarak 'Tarafını seç, ya bizden olursun ya da karşımızda' sözleriyle uyardığı öne sürüldü.

AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkan Yardımcısı Hayrettin Cantürk ile bir yerel gazetenin genel yayın yönetmeni arasında geçtiği iddia edilen bu görüşme, sadece iki kişi arasındaki bir tartışma olmaktan öte, yerel siyasette basın-siyaset ilişkilerinin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.

Cantürk’ün ayrıca parti hakkındaki eleştirilerin ve olumsuz haberlerin yayınlanmaması gerektiğini, aksi halde maddi ve manevi zarara yol açacağı yönünde ifadeler kullandığı iddia ediliyor. Bu gelişme, hem teşkilattaki gerilimi hem de yerel siyasette basın-siyaset ilişkilerinin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.

Küçükçekmece’de AK Parti ilçe teşkilatında yaşanan iç gerilimler, bu kez basına yönelik baskı iddialarıyla gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkan Yardımcısı Hayrettin Cantürk, bir yerel gazetenin genel yayın yönetmenini telefonla arayarak sert ifadeler kullandı.

İddiaya göre Cantürk, görüşme sırasında genel yayın yönetmenine, “Tarafını seç, ya bizden olursun ya da karşımızda” şeklinde ifadeler kullandı. Ayrıca, parti hakkındaki olumsuz haberlerin ve eleştirilerin yayınlanmaması gerektiğini belirterek, “Bizim hakkımızda, bizim eksiğimizi yazma; bunun maddi ve manevi zararı var” sözleriyle adeta uyarıda bulundu.

Basına Müdahale Tepkisi
Söz konusu ifadeler, basın özgürlüğü ve yerel medyanın bağımsızlığı konusunda ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Yerel gazeteciler, bu tür “ayar çekme” girişimlerinin, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını engellediğini ve gazetecilerin görevlerini baskı altında yapmasına neden olduğunu dile getiriyor.

Teşkilatta Yükselen Gerilim
Olay, AK Parti Küçükçekmece teşkilatında bir süredir devam eden iç çekişmeler ve gruplaşma iddialarının üzerine geldi. Parti içinde son dönemde yaşanan atama tartışmaları, aday tercihleri ve seçim sürecindeki düşük saha performansı eleştirileri, tabanda kırgınlık yaratmış durumda. Bu ortamda basına yönelik sert çıkışların, parti imajına daha da zarar verdiği görüşü hâkim.

Siyasi Baskı mı, Kişisel Tepki mi?
Cantürk’ün sözlerinin, parti politikaları çerçevesinde mi yoksa şahsi bir tepki olarak mı söylendiği ise henüz netlik kazanmadı. Ancak yerel siyasi kulislerde, bu çıkışın AK Parti Küçükçekmece’deki genel “kontrol etme” refleksinin bir parçası olduğu yorumları yapılıyor.

Yerel Basında Sessizlik mi Bekleniyor?
Yerel medya temsilcileri, siyasetçilerin eleştiriden muaf olamayacağını, basının kamu yararına haber yapma hakkının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatarak, “Eleştirilmek istemeyen, hatasız çalışmalı” görüşünü dile getiriyor. Öte yandan, bu tür telefon görüşmelerinin bir “gözdağı” amacını taşıyabileceği ve gelecekteki haber politikalarını etkileme riski taşıdığına dikkat çekiliyor.