Emekli Polisten Skandal Davranış: Kur'an Hocası Darp Edildi

İstanbul'un Küçükçekmece ilçesine bağlı Halkalı Mahallesi'nde, hem vicdanları yaralayan hem de toplumsal değerleri sorgulatacak bir saldırı yaşandı. 4-6 yaş arası çocuklara Kur'an eğitimi veren kadın bir öğretici, görev yaptığı kurs binasında emekli bir polis memurunun hem fiziksel hem de sözlü şiddetine maruz kaldı.

Türkiye’de Endişe Verici Gelişmeler: Müslümanlara Yönelik Saldırılar Arttı

Son günlerde Türkiye genelinde yaşanan olaylar kamuoyunda büyük endişe yaratıyor. Müslümanlara yönelik artan saldırılar dikkat çekerken, toplumsal huzur ciddi anlamda tehdit altına giriyor. Özellikle bazı siyasetçilerin imam hatiplere ve dini değerlere yönelik küçümseyici açıklamaları, toplumda gerilimi ve kutuplaşmayı körüklüyor. Sözlerin ötesine geçilerek artık fiili saldırıların yaşanıyor olması ise kaygıları daha da artırıyor.

Kayseri’de yaşanan kan donduran cinayet vakasında, bir camide namaz kılan vatandaş boğazı kesilerek vahşice saldırıya uğradı. İstanbul Küçükçekmece’de ise emekli bir polis memuru, bir Kur’an kursunu basarak çocuklara ve müdahale etmeye çalışan kadın öğreticiye saldırdı.

Küçükçekmece’de Vicdanları Yaralayan Saldırı: Kur’an Kursu Öğreticisine Emekli Polisten Şiddet

İstanbul’un Küçükçekmece ilçesi Halkalı Merkez Mahallesi’nde bulunan Sarayaltı Arafat Camii bünyesindeki 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kursu, okul öncesi çağdaki çocuklara ahlaki ve dini eğitim verilen bir kurum. Burada görev yapan kadın Kur’an Kursu öğreticileri, hem eğitim vermek hem de çocukların güvenliğini sağlamakla sorumlu.

Saldırı, kursun eğitim saatleri içerisinde, cami yerleşkesi içinde gerçekleşti. Olayın vahameti yalnızca fiziki saldırıyla sınırlı değil; çocuklara yönelik gözetleme, din eğitimine karşı tahammülsüzlük ve kamusal alanda görev yapan kadınlara yönelik artan baskı atmosferi de dikkat çekiyor.

Kur’an Kursu öğreticisi yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlatırken, “Sadece çocuklara eğitim veriyoruz, suçumuz bu mu?” diyerek çaresizliğini dile getirdi. Olay sonrası çevre halkı ve sendikalar duruma sert tepki gösterirken, adaletin sessizliği “28 Şubat zihniyeti geri mi dönüyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

"Kadın Hocaya Saldırdı, Psikolojik Travma Yaşattı  28 Şubat mı Hortladı?"

İstanbul’un Küçükçekmece ilçesine bağlı Halkalı Merkez Mahallesi’nde yaşanan üzücü bir olay, kamuoyunda derin yankı uyandırdı. 4-6 yaş arası çocuklara Kur’an eğitimi veren bir kadın öğretici, görev yaptığı Kur’an kursunda emekli bir polis memuru tarafından hem sözlü hem de fiziki saldırıya uğradı. Saldırganın yalnızca fiziksel şiddetle yetinmeyip ağır hakaret ve küfürlerle öğreticinin onurunu hedef alması, olayı çok daha vahim bir noktaya taşıdı.

Yaşadığı travmayı kamuoyuyla paylaşan mağdur öğretici, “Darp izleri elbet geçer; ama şahsıma yöneltilen hakaret ve küfürlerin, kişiliğime yapılan bu ağır saldırının izleri ruhumda bir ömür silinmeyecek,” diyerek duygularını ifade etti.

Saldırı, sadece bir bireye değil; inanca, eğitime ve toplumsal değerlere karşı yapılmış açık bir saygısızlık olarak görülüyor. Kur’an kursu gibi kutsal bir mekânda görev yapan bir eğitimciye yönelik bu çirkin saldırı, toplumun her kesiminde tepkiyle karşılandı.

Kadın öğreticiye yönelik bu fiziki saldırı, din eğitimi veren kadınlara karşı son dönemde artan tehditlerin en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Psikolojik olarak büyük bir travma yaşayan öğretici, yaşadıklarının ardından derslere giremediğini, sokakta yürümeye korktuğunu ve geceleri uyuyamadığını belirtti.

Gözleme Gözaltı Değil, Serbest Bırakılma!

Saldırgan, Kur’an kursunun hemen yanındaki binada ikamet eden İ.Ş. isimli emekli bir polis. Olay anında çocukları korumaya çalışan Kur’an Kursu öğreticisi, saldırganın elinden çocuğu kurtarmaya çalışırken fiziki darp ile karşılaştı. Çevredekilerin yardımıyla saldırı sonlandırıldı, ancak olan olmuştu. Genç kadın, hastaneye giderek darp raporu aldı ve polise başvurarak şikayetçi oldu. Fakat asıl şok edici gelişme bundan sonra yaşandı. Saldırgan emekli polis, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. “Bizim güvenliğimiz yok” diyen öğretmen isyan etti: “Bu kişi bizi darp etti, psikolojimi altüst etti. Derslere giremiyorum, çocuklara odaklanamıyorum. Sokakta yürürken korkuyorum, akşam uyuyamıyorum. En kötüsü, neden bize bu din düşmanlığını yapıyor, bunu anlayamıyoruz. Biz sadece çocuklara Kur’an öğretiyoruz. Bu mu suçumuz?”

“Emniyet Nerede, Devlet Nerede?”

Yaşanan olaydan sonra kursta görev yapan diğer öğretmenler ve aileler de büyük panik yaşadı. Kurs çevresinde güvenlik talepleri arttı. Ancak güvenlik birimlerinden tatmin edici bir adım atılmadığı gibi, saldırganın elini kolunu sallayarak aynı mahallede yaşamaya devam etmesi, birçok kişi için “adaletin çöküşü” olarak yorumlandı.

Saldırıya uğrayan kadın Kur’an Kursu öğreticisi, yaşadığı fiziki şiddet sonrası hastaneye giderek darp raporu aldı ve saldırgan hakkında resmi şikâyette bulundu.

Kadın öğretmenin isyanı ise adeta binlerce din görevlisinin iç sesi oldu:“Devlet bizim yanımızda değilse, biz nasıl görev yapacağız? Bu kişi beni darbetti, psikolojik olarak çöküntüye uğrattı, ama bir gece bile nezarette kalmadı. Eğer bu ülke laiklik bahanesiyle dindarlara karşı yeniden bir baskı sürecine giriyorsa, bu 28 Şubat’ın hortlamasıdır. Biz buna sessiz kalamayız!”

Diyanet-Sen ve Kamuoyu Ayakta

Olayın ardından Diyanet-Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Yaşar Çintimar da duruma sert tepki göstererek, “Bu saldırı sadece bir kişiye değil, inanç özgürlüğüne, din eğitimine, kadınlara, çocuklara ve insanlığa yapılmıştır. Bu şahsın derhal tutuklanmasını talep ediyoruz. Bu tür saldırılar 28 Şubat’ın izlerini yeniden yaşatıyor. Biz 90’ları unutmadık!” dedi.

Çintimar ayrıca şu çağrıda bulundu:

“Kamu düzenini sağlamakla görevli bir meslekten emekli olan birinin böyle bir saldırı gerçekleştirmesi asla kabul edilemez. Toplumda kin tohumları ekmek isteyen bu tür provokatif kişilere karşı devletin en sert şekilde tavır alması gerekiyor.”

Anne Babalar Endişeli, Kurs Tehlikede

Olay sonrası pek çok veli, çocuklarını kursa göndermekte tereddüt etmeye başladı. Aileler, “Çocuklarımızı teslim ettiğimiz kurumun çevresi güvende değilse, nasıl içimiz rahat olsun?” diyerek, çevrede önlem alınmasını ve tehdit unsurlarının uzaklaştırılmasını talep ediyor.

28 Şubat Gölgesi Küçükçekmece’de mi Büyüyor?

Kamuoyunun en çok sorduğu soru ise şu: “Küçükçekmece’de emniyet ne yapıyor? Emekli bir polis, açıkça bir kadın öğreticiyi dövüyor ve serbest bırakılıyor. Peki adalet bunun neresinde?”

Din görevlilerine yönelik artan şiddet olayları, özellikle son dönemde toplumda "inanca karşı bir baskı atmosferi mi oluşturuluyor?" sorularını da beraberinde getiriyor. Gözlemciler, bu saldırıların münferit olmadığını, bir zihniyet dönüşümünün sinyalleri olabileceğini ifade ediyor.